15 günden fazla süren yorgunluk tehlikeli

ANKARA (ANKA)- Kışın soğuk günleri yerini yavaş yavaş baharın ılıklığına bırakırken birçok kişide halsizlik, yorgunluk, eklem ağrıları, uyku isteği gibi ortak şikayetler gözleniyor.
 
Uzmanlar, bu yakınmaların çoğunu bahar yorgunluğuna bağlarken, süreklilik kazanan halsizlik ve bitkinliğe karşı ise “kronik yorgunluk sendromu” uyarısında bulunuyor. Şayet, 15 günden fazla süren bir yorgunluk varsa derhal doktora başvurulması gerektiği belirtiliyor. Güven Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Bekir Yazan, ANKA'ya yaptığı açıklamada, kişinin kendini bitkin hissetmesi, küçük enerji gerektiren işleri tamamlayamaması veya böyle bir işin sonunda hemen dingin hale geçememesinin, kişinin yorgunluk açısından sorgulanması gerektiğini düşündürdüğünü söyledi. Yorgunluğun bir hastalık olmadığını ifade eden Yazan, “Yaşam tarzındaki düzensizliğin bir sonucu olabileceği gibi, bir hastalığın belirtisi de olabilir. Ancak 15 günden fazla süren bir yorgunluk varlığında hekime başvurmak gereklidir” dedi. Ciddi yorgunluğun hastalar arasında sık görülen bir şikayet olduğunu ifade eden Dr. Yazan, "Çoğunlukla, geçici veya tanımlanabilen organik bir hastalığa bağlıdır” dedi. Dr. Yazan yorgunluk sebeplerini ise şöyle sıraladı:

“Düzensiz yaşam; yetersiz uyku ve uyku düzensizliği, sağlıksız beslenme, hareketsizlik, aşırı sigara ve içki tüketimi, aşırı çalışma, Anemi, Enfeksiyonlar; kronik gizli enfeksiyonlar, Lyme hastalığı, virüsler, bağırsak paraziti, Hipotiroidizm, Ameliyat veya travma, Bunaltı ve stres, Depresyon, Aşırı kilo veya aşırı zayıflık, Uyku apnesi, Alkolizm ve uyuşturucu bağımlılığı, Aşırı kafein tüketimi,Kanser, Sistemik hastalıklar; akciğer, kalp, karaciğer, böbrek, sinir ve damarların kronik hastalıkları, Otoimmün hastalıklar, Hormonal hastalıklar, İlaçların yan etkisi; antidepresanlar, antihistaminikler, hipertansiyon ilaçları veya prostat kanseri, tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar”

-KRONİK YORGUNLUK YÜZDE 70 KADINLARDA GÖRÜLÜYOR-

“Kronik Yorgunluk Sendromu”nun çok yaygın bir sağlık sorunu olmasa da çok seyrek de bir durum olmadığını belirtti. Henüz çok iyi tanınmayan, bu sebeple de çoğu kez tanısı konulamayan ve gözden kaçan bir problem olduğunu ifade eden Yazan, “Bununla birlikte Avrupa ve ülkelerinde ve Amerika'da uzun yıllardır bilinen kronik yorgunluk sendromu, son yıllarda Türkiye'de de tanınmaya başlamıştır. Özellikle eğitimli, gelir seviyesi yüksek, çalışan kesimde ve beyaz ırkta daha sık görülür. Yaklaşık yüzde 70 oranında kadınlar ve özellikle 30-50 yaş grubu etkilenir” dedi.

-KONSANTRASYON BOZUKLUĞU BELİRTİLER ARASINDA-

Yazan, kronik yorgunluk sendromunun nedeni ve başlangıç tarihi tam olarak bilinmeyen ancak çok da uzun süreli olmayan bir yorgunluğun en az 6 ay veya daha uzun bir süredir devam etmesiyle ortaya çıkan bir durum olduğunu kaydederek şunları söyledi:

“Birincisi, klinik olarak değerlendirilmiş, tanımlanamayan devamlı veya tekrarlayan yorgunluğun yeni veya bilinen bir zamanda başlaması (örneğin yaşam boyunca olmaması), devam eden bir hareketlilik sonucu olmaması, esas olarak dinlenmekle hafiflememesi ve mevcut iş, eğitim, sosyal ve özel yaşam aktivitelerinde belirgin azalmaya yol açması, kronik yorgunluk sendromunu akla getirir. İkincisi ise kısa süreli bellekte veya konsantrasyonda önemli bozulma, boğaz ağrısı, lenf bezlerinde hassasiyet, kas ağrısı, çeşitli eklemlerde kızarıklık veya şişlik olmaksızın ağrı olması, yeni oluşan, şekil değiştiren veya ciddileşen baş ağrısı, sabah uyanınca kendine gelememe (uykulu olma halinin devam etmesi) veya yapılan bir iş sonrası 24 saatten fazla sürede geçen kırıklıklarda dört veya daha çoğunun bulunması ve bunların ardışık 6 ay veya daha uzun süre boyunca devam etmesi kronik yorgunluğun belirtileri arasındadır.”

-“STRESİ KONTROL ETMEYİ BİLMELİYİZ”-

Stresin yaşamın bir parçası olduğunu ifade eden Yazan, “Ancak stresi kontrol etmeyi bilmeliyiz. Herkesin bir stres eşiği vardır ve bu eşiği aşmamak gerekir. Düzenli hayat tarzı, hafif fiziksel egzersizler, sağlıklı beslenmek ve ideal kiloyu korumak da kronik yorgunluk sendromu ve benzeri rahatsızlıklardan korunmak için uygulanması gereken temel kurallardır” dedi. Ayrıca uyku ritmine dikkat etmek gerektiğini de belirten Yazan, “Rahat bir uyku için yatağa girmeden önce günlük bütün stres nedenlerini akıldan uzaklaştırmak, hoşa giden konuları düşünmek veya kişinin hoşlandığı bir film seyretmesi, düzenli bir uykuyu sağlayabilir. Alkol ve sigarayı azaltmak ta yorgunluktan kurtulmada en önemli etkenlerden birisidir” diye konuştu. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Yazan şunları söyledi:

“Mümkünse iş yoğunluğunu azaltmak, sorumlulukları paylaşmak veya kısa süreli iş ortamından uzaklaşmak faydalı olabilir. Hatta iş yerinde küçük fiziksel değişikliklerin bile faydası olabilir. Yoga ve meditasyonun da yararlı olduğu bildirilmektedir. Ayrıca mutlaka doktor kontrolünde olmak kaydıyla belirli süre için vitamin ve mineral takviyesi önerilmektedir.”

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !